VARDİYA

KONUKLAR   27.07.2018

2018 yılında gerçekleştirilecek olan serginin teması küratörler tarafından FreeSpace/Serbest Mekân olarak açıklandıktan sonra, Türkiye Pavyonu için düzenlenen açık çağrı bizi ister istemez Bienal'in kendisinin kimler için var olduğu, ne kadar ulaşılabilir olduğu gibi sorular üzerinde düşünmeye itti.

Mimarlık, ülkemizde sınırlı bir alan içerisinde, genellikle meslek insanlarının arasında konuşulan, zaman zaman da çok ender olarak bütün kentin ilgisini çekebilecek etkide değişimler ya da dönüşümler dolayısıyla gündeme gelen bir konu. Bu kadar gündelik hayatın içerisinde olan bir alanın bir tür meslek diliyle sınırlanmış ya da meslek insanlarının ilgi alanına hapsolmuş olması düşündürücü. Bienaller, sergiler, buluşmalar, eğitim ve gezi programları bu açığı kapatmak için önemli fırsatlar ancak hayatın akışı içerisinde hak ettikleri yeri alamıyorlar.

Mimarlık bir yanıyla bakıldığında; bilgisi sürekli genişleyen, yenilenen ve dönüşen bir disiplin. Mimarlığın en önemli öğrenme ortamlarından birisi olan bienal ise son yıllarda mimarlık dünyasının sınırlı bir kesimine ulaşan bir tür halkla ilişkiler etkinliği olarak görüldü ve sıklıkla eleştirilir oldu. Bu sebeple FreeSpace/Serbest Mekân kavramı bizim için bir sergi teması olmanın ötesinde bir anlam taşıyor. Aslına bakarsanız önerimizin temelinde Bienal'i daha ulaşılabilir kılmak, Türkiye Pavyonu'nu salt bir sergileme mekanının dışında bir iletişim ortamına dönüştürmek; bir buluşma, karşılaşma ve üretim mekânı olarak tarif etmek gibi bir motivasyon var.

Bu sene Türkiye Pavyonu'nun sanırım önceki katılımlardan en önemli farkı, serginin zamanla değişen yapısından kaynaklanıyor. Sürekli genişleyen ve pavyonun içerisindeki üretimlerle zenginleşen bir sergi içeriği oluşturmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla farklı zamanlarda farklı sergi içeriklerini görme olanağı sağlayan dinamik bir sergi yapısı ve deneyimi bizleri bekliyor.

Bienal süresince, Vardiya projesi kapsamında 122 öğrenci birer haftalık vardiyalar halinde Türkiye Pavyonu'nda düzenlenecek atölye çalışmalarının bir parçası olmak üzere İKSV’nin ev sahipliğinde Venedik'e götürülüyor. İKSV, öğrencilerin seyahat giderlerinin yanı sıra Venedik'te bir hafta süresince konaklama giderlerini de karşılıyor.

Bienali gezen ve Türkiye Pavyonu'nda düzenlenecek kamuya açık bir dizi etkinlik ve atölye çalışmasına katılacak mimar adayları, bienal süresince korku filmlerinden kent-çocuk ilişkisine, yapay zekadan zanaata, çok çeşitli konular etrafında düzenlenecek 13 atölye çalışması sonucunda sürekli genişleyen ve bienal sonrasına uzanması hedeflenen bir sergi içeriği oluşturacak.

Atölye çalışmalarının yanı sıra bienal boyunca dijital olarak yayımlanması planlanan, bienal izleyicilerinin de katılacağı 50 üzerinde çevrimiçi yuvarlak masa oturumu ve 6 konuk konuşmacı sohbeti ile Türkiye Pavyonu, 25 hafta boyunca yaşayan bir öğrenim ve üretim platformuna dönüşecek. Böylelikle mimarlık öğrencilerinin bienal sergilerinin salt takipçisi değil, aynı zamanda bilfiil üreticisi olmalarını hedefliyoruz. Serginin salt mimarlık öğrencilerine yönelik olduğunu düşünmek doğru değil; zira biz bütün bu etkinlikler ve atölye çalışmalarını akademisyenleri, pratisyenleri, mimarlıkla ilgili farklı entelektüel disiplinlerin ve kültürlerin temsilcilerini buluşturacak bir ortam olarak tarif etmek için gayret ediyoruz. Bu türden bir kültürlerarası ortamın içerisinde, mimarlık üzerine yeniden düşünme imkanı bulacak olan bizlerin inanıyorum ki öğreneceği pek çok şey var.

Biz mekanı bir tür altyapı olarak kurguluyoruz. Bu altyapının farklı etkinliklere, buluşmalara, karşılaşmalara ön ayak olması, uyum sağlaması ve zaman zaman da bütün bunları tetikleyen bir karakterde olması için çabalıyoruz. Her katılımcının yerleşeceği nişler içerisinde beklenmedik müdahalelere açık bir sergi planlıyoruz.

Ancak Vardiya henüz son halini almadı, en heyecan verici tarafı da bu. Kasım'a kadar üretimlerle, buluşmalarla ve karşılaşmalarla zenginleşecek, sürekli şişmanlayan bir yapı. Bir tür son ürün sergisi yapmak yerine, pavyonun kendisini bir üretim alanına dönüştürmeyi, sergiyi de süreç boyunca yapılacak üretimlerle zenginleşen bir içerikle oluşturmayı hedefledik. Daha önce yapılan sergilerden en önemli farkı sanırım bu olacaktır.

Türkiye Pavyonu'nda serginin açılışından bu yana 5 farklı atölye çalışması yer aldı. Katılma hakkı kazanan 122 öğrenciden 46'sı vardiya haftalarını tamamlayarak ülkelerine geri döndüler. Bugüne kadar 29 dijital toplantı gerçekleşti ve bu toplantıların tamamı "Vardiya Online" Youtube kanalından canlı olarak yayınlandı. Emre Arolat, Jan Boelen ve Tobia Scarpa programa davetli konuşmacı olarak katıldılar.

Programa ilişkin bütün detayları vardiyaxpress.com adresinden ve "Vardiya Online" Youtube kanalından izleyebilirsiniz.