PALANGA EVİ

MİMARİ   16.02.2018

Erzincan'da, Erginoğlu & Çalışlar tarafından tasarlanan bir yaşam alanı: Palanga Evi. Sanatçı Kutluğ Ataman'ın yeni bir hayat tarzını benimsemek üzere çiftçilik ve hayvancılıkla ilgilenmek için kendisine miras kalan topraklara dönmeye karar vermesi sonucu ilk adımı atılan proje, sanatsal üretimlerinin bir parçası ve bu üretimler için gerekli olan zihinsel ve entelektüel hazırlıklarını gerçekleştirebildiği bir yer olmasının yanı sıra çevrede yaşayanlar için de bir iş imkanı sağlamayı amaçlıyor.

 

Projeyi anlatmak için öncelikle ünlü bir yönetmen ve sanatçı olan işvereni anlatmaya çalışmak gerekir. Kutluğ Ataman, Türk çağdaş sanatının ‘yaramaz çocuğu’ olarak tanınır. Video sanatının dünya çapında öncülerinden biri olan sanatçının çalışmaları, Türkiye’nin problematik politik dönemleri ve bu dönemlerin kolektif hafızadaki sosyolojik etkilerine odaklanır. Çalışmalarında vurucu bir etki yaratmak için provokatif bir dil ve anarşist bir tavır kullanır. Moskova Bienali’ndeki performansı ile ‘Küba’ ve ‘Ruhuma Asla’ gibi videoları, ödüllü filmleri kadar dikkat çekicidir. Bu sebeple en başından beri Türkiye’nin doğusundaki kırsal bir alanda böyle modern bir müdahalenin, kendi çalışmaları gibi yerel halk üzerinde ve halkın kendi tarımsal üretim projesine bakışında güçlü bir etki yaratacağına yürekten inanmıştır”

 

Palanga Evi'nin Türkiye'nin kuzeydoğusunda, modernitenin çokça özümsenemediği ve görece daha az gelişmiş bir bölgede yer alması nedeniyle Ataman'ın arzularından biri, yeni ve çağdaş bir mimari dokunuşu bölgeye getirerek bölge halkının zihnini açmak olmuş. Ve evin programı, kendisinin öngördüğü tarımsal gelişim projesinin merkezi olacak şekilde kurgulanmış.

 

“Hem uluslararası kurumların hem de yerel halkın katılımını hedefleyen tarımsal gelişim projesi, yerel halkı eğiterek yetersiz bir şekilde uygulanan tarımsal yöntemlerden elde ettikleri verimi arttırma amacını güdüyor. Bu nedenle projenin temel fikri, bir ev tasarlamanın yanında bir üretim alanı; işverenin tarım alanında gerçekleştireceği yeni çalışmaların merkezi olmasının yanı sıra sanatsal ve entelektüel üretimin de gerçekleşeceği bir yer olarak hayata geçirilmiştir”

 

Tasarım ekibi, söz konusu gelişim programının bir parçası olan evi basit bir kurguyla planlanmış. Öyle ki, 2 ayrı yatak odası ortak bir banyo ile beraber çözülmüş, bu katta ayrıca bir çalışma alanı tasarlanmış. Sanatçının kendi hasadı ve yerel ürünleri kullanarak yemek yapmayı çok sevmesi nedeniyle açık bir mutfak, misafirleri kolaylıkla ağırlayabilecek geniş bir yaşama alanı ile beraber düşünülmüş.

 

Yapı, beton temel üzerine çelik strüktürle inşa edilmiş. Strüktür olarak çelik tercih edilmesinin sebebi ise üretim kolaylığı ve inşaat kalitesini arttırmak gibi pratik sebeplerin yanı sıra hala kolektif hafızada canlı olan, 1939'da ve 1992'de Erzincan'da gerçekleşen iki büyük depremin hatırasına karşılık güvenli bir mekan hissi yaratmak olmuş.

 

Tüm mekanların birbiriyle görsel ilişkisinin olduğu bu atölye/ev tek bir kütle olmasına rağmen atölye kısmı dışarıdan ayrı bir giriş ile planlanmış. Ve bu da, ev ve atölyenin girişlerinin ortak bir saçak ile çözümünü gerektirmiş. Kütlenin ortasında yaratılan bir boşluk, farklı mekanlara girişi ortak bir noktadan çözmüş. Böylece Erzincan'ın soğuk ve karlı kış mevsiminde kapı önleri korunaklı kalmış; ev ise arazinin ortasında kalmasına rağmen arazinin derinliğini engellememiş.

 

Palanga Evi'nin mobilyaları Kutluğ Ataman tarafından seçilmiş; aile yadigarı eski evden kalan tavan göbekleri tavana asılmış ve iç mekan sanat koleksiyonundan bazı parçalarla zenginleştirilmiş.

 

Proje | Palanga Evi

 

Lokasyon | Erzincan

 

Tasarım Ekibi | Hasan Çalışlar, Zeynep Şankaynağı, Duygu Uzunalı, Mustafa Tural

 

İşveren |  Kutluğ Ataman

 

Ana Yüklenici:  İbrahim Öztürk

 

Proje Yılı | 2013 - 2015

 

İnşaat Yılı | 2015 - 2016

 

Toplam İnşaat Alanı | 468 m² 



Sayfanın Başına Dön