FİKRET ZORLU

VHABER   18.12.2017

Bir kent denizle, gölle, nehirle yani su öğesiyle ne türde ilişkiler kurar?

 

Bu çok farklı biçimlerde olabilir. Ben bu ilişkiyi 5 türde tanımlıyorum: İlki liman ve barınakla gelen 'ekonomik'; ikincisi yüzme, güneşlenme, plajlar ile 'fiziksel'; üçüncüsü dinlenme, deniz kenarında oturma, nefes alma yeri olarak 'rekreasyonel ve duyusal'; bir diğeri yelken, kayıkla gezme yanında koşu yapma gibi aktivitelerle 'sportif' ve sonuncusu ise bir manzara nesnesi olarak 'görsel' bir ilişki. Elbette her insan farklı bir ilişki kurabilir ama benim genelleyebildiğim ilişki biçimleri bunlar…

 

Mersin kıyı bandında bu ilişki biçimleri tarihte nasıl kuruldu, günümüzde nasıl kuruluyor?

 

İlk ilişki biçimi, bu ekonomik ilişki dediğimiz limanın kurulması. Mersin bir iskeleler şehri. Dolayısıyla bir ticaret, ulaşım ilişkisi şeklinde kuruldu. Zamanla kent büyüdükçe balıkçılık gelişiyor. Yani denizden farklı bir ekonomik amaçla faydalanma... Daha sonra plajların gelmesiyle, özellikle 70'li yıllarda yüzme, yelken vb. sporların gelişmesi, kayıkla gezme gibi bir ilişki biçimi var. Ancak son yıllarda sadece "bakmak" şeklinde bir ilişkimiz var. Yani rekreasyon alanları yapıldı ancak az önce bahsettiğim ilişki biçimleri kesildi. Bu aktiviteler şehrin dışına taşındı. İnsanlar yüzmek için şehrin dışına gidiyor. Şu an sadece görsel mavi bir öğe olarak bakıyoruz. Kokusu da çok cazip değil. Ama tüm bunlar tekrar canlandırılabilir çünkü tüm bu potansiyeller hala var. 



Sayfanın Başına Dön