YEKTA KOPAN

VHABER   22.05.2017

VitrA ile Kentin Hayalleri Programı'nın 2016 yılında da moderatörüydünüz. Sizce kentliler, kentlerine dair geniş, yaratıcı, özgür hayaller kuruyor mu?

 

Geçtiğimiz yıl, insanların kentleri ile ilgili hayal kurmaya çok istekli olduklarını, bu konu üzerine yoğunlaştıklarını, düşündüklerini ve farklı yaş gruplarından kentlilerin, kentleriyle ilgili farklı görüşleri olduğunu gözlemledik. VitrA ile Kentin Hayalleri bu farklı görüşleri paylaşmaları için ortam yaratıyor. Kentlilerin birbirlerinden ve kente dair hayallerinden haberdar olmalarını sağlıyor. Ve kentlilere; bu hayallerin kurulabileceğini, hayallerin karar vericilerle özellikle de mimarlarla rahatlıkla konuşulabileceği ve ortak bir zemin yaratılabileceğini gösteriyor. Gittiğimiz her kentte, etkinliklerin kendi süreleri içinde zihin açtığını gördük. Oturuma başladığımız an ile oturumdan çıktığımız an arasında hem sahnede yer alanlar hem salonda yer alanlar, yeni bir zihne ve yeni bir düşünce evresine geçmişti. VitrA ile Kentin Hayalleri böyle bir pratik oluşturdu, ki bu tür oturumların arzusu zaten budur. VitrA ile Kentin Hayalleri bu arzuyu gittiği her kentte kiminde daha küçük, kiminde ise daha büyük ölçekte başardı. 

 

Konya gibi kültürel birikimi zengin kadim kentler, kendilerini nasıl ve nerelerde ifade etmeliler?

 

Aslında bu sorunun cevabı içinde... Böylesine derin bir kültürel yapı, böylesine geniş ve merkez bir coğrafya, zaten nereden konuşması gerektiğini de bilen bir coğrafyadır. Mukayese ile konuşmaya gerek yok çünkü bir mukayeseye ihtiyaç duymayacak kadar kadim bir coğrafya burası. Gerçek bir kültürel coğrafya olarak konuşacağı yerin de, hayal kuracağı yerin de neresi olduğunu biliyor. Konya, bugüne kadar bu konuda adımlar atmayı başarmış bir coğrafya ama bu adımların daha büyük, daha ölçekli ve daha dünya üstünde konuşulur hale gelmesi, bu tip hayallerin konuşulabilmesi pratiğinden geçiyor diye düşünüyorum.