ReYard EVİ

İNOVASYON   16.08.2019

Amerikan Enerji Bakanlığı tarafından 2002 yılından bu yana düzenlenen, öğrencilere yönelik bir sürdürülebilir konut tasarım yarışması olan Solar Decathlon Africa, Eylül ayında Fas'ta gerçekleşiyor. Türkiye'yi temsilen yarışmaya katılan Team Bosphorus ise ReYard isimli projeleriyle ilk 20'ye kalarak yapılarını inşa etmeye hak kazanan takımlardan.

ReYard'ın hayata geçirilmesi, aralarında VitrA'nın da bulunduğu markaların desteğiyle sağlanırken biz de Team Bosphorus ile yarışma süreci ve projelerine üzerine konuştuk.

Bize Solar Decathlon yarışmasından kısaca bahseder misiniz?

Esra Kıygın (Endüstri Ürünleri Tasarımcısı, Proje Yöneticisi) : Solar Decathlon; Amerika Enerji Bakanlığı'nın her iki yılda bir, ilkini 2002 yılında düzenlemiş olduğu 'sürdürülebilir bir konut tasarım' yarışması. Bizi heyecanlandıran ve diğer alışılageldik yarışmalardan farkı, takımların projelerini yarışma alanında inşa ediyor, deneyimliyor ve deneyimletiyor olması.
 
Yarışma süreci şu şekilde ilerliyor. İlk olarak genel projeden bahsedilen bir başvuru dönemi oluyor. Bu aşamanın ardından başvuran projeler arasından bir ön eleme yapılarak ekipler 20'ye indiriliyor. Sonra ilk 20'ye kalan ekipler, belirli aralıklarla yarışma komitesine yaptıkları teslimlerle projelerini geliştiriyor ve bu sürecin sonunda yarışmanın yapılacağı alanda ekipler projelerini inşa ediyor.

Solar Decathlon yarışmalarını, festival havasında geçen açık bir yapı fuarı olarak düşünebilirsiniz. Belirli bir sürede projelerini inşa eden ekipler, ardından diğer yarışmacı ekipleri kendi yöresel yemeklerinin ikram edildiği akşam yemeğine davet ediyor ve sinema gecesinde ağırlıyor. Böylece ekiplerin inşa ettiği evlerin konforu da değerlendirilmiş oluyor. Ekipler; mimari, market potansiyeli, mühendislik, iletişim, inovasyon, su yönetimi, sağlık ve konfor, cihazlar, ev yaşamı ve enerji olmak üzere 10 ayrı kategoride 100 puan üzerinden değerlendiriliyor. En yüksek puanı alan ekipler dereceye giriyor. Yarışma, inşaat sonrasında jürinin her bir evi gezmesi ve peşinden yapılan ödül töreniyle son bulan yaklaşık 40 günlük bir süreç. 
 
Team Bosphorus ekibi olarak, Solar Decathlon Africa yarışmasına katılıyoruz. Bu yarışmada Türkiye'yi temsil eden tek takımız. Bahsettiğim bu uzun sürecin sonuna doğru geldik. 21 Ağustos tarihinde, Fas'ın Benguerir kentinde bulunan enerji köyünde evimizi inşa edeceğiz. 
 
Ekip olarak yarışmaya katılmaya nasıl karar verdiniz, nasıl bir araya geldiniz?

Ilgın Yeşim Eldeş (Mimar, Ekip Koordinatörü) : Yarışmanın farklı konseptlerinin olması, hepimizi en çok heyecanlandıran ve projeye dahil eden sebep diye düşünüyorum. Planlı bir ekip olma süreci yaşamadık. Öncelikle Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nden sürdürülebilir enerji ve konut konularıyla ilgilli çalışmalar yürüten akademisyenler bir araya geldi, ardından öğrencileri davet edildi. Projeye mentorlerimizin de dahil olmasıyla büyük bir ekip olduk. Kısacası; ortak derdi ve hedefi olan insanlar birbirini buldu diyebiliriz. 8 ayrı disiplinden öğrenci, akademisyen ve mentorle çalışmak, aynı masa başında projeyi tartışarak geliştirmek ve alanının dışından bakmak, bizler için çok keyifli ve öğretici bir süreç oldu. Bu projenin bütün ekip arkadaşlarıma en büyük katkısı 'bütünleşik tasarım' süreci olması diyebilirim. Bir mimar olarak benim mimar kimliğimin bir adım gerisine durarak, mühendis olan ekip arkadaşlarımın projeyle ilgili kaygılarını dinleyip, kendi meslek pratiğim içerisinde en iyi çözümü üretmeye çalışmak çok değerliydi ve hep en iyi sonucu ortaya çıkardı diyebilirim.
 
Süreç, Esra'nın da bahsettiği gibi yarışma komitesine yapmış olduğumuz teslimler ve sponsorluk görüşmeleriyle geçti. 8 ayrı disiplinden oluşan Team Bosphorus, 8 ayrı ekip oluşturdu. Bu ekipler mimari ekiple entegre bir şekilde çalıştı. Bu projelendirme sürecinin yanında yüzlerce firmayla sponsorluk görüşmesi yaptık. Bunlardan yalnızca 21'i sponsorumuz olmaya karar verdi. Bizim için sürekli "Yarışmaya gidecek miyiz yoksa gidemeyecek miyiz?" sorularıyla yoğun çalışarak geçen bir 15 ay oldu diyebiliriz.
 
ReYard isimli konut projenizden bahseder misiniz? Nasıl tasarlandı, hangi noktalardan sürdürülebilirliğin altını çiziyor? 

Avni Yılmaz (Mimar, Mimari Ekip Üyesi) : Yarışma komitesi bütün ekiplerden; 5 kişilik Faslı bir ailenin yaşayacağı, Fas'ın geleneksel yapı malzemesi olan toprağın kullanıldığı bir konut projesi yapılmasını istedi. Biz de ilk olarak Fas'ın geleneksel yapı tipolojisini araştırmaya başladık. Gördük ki, bizden çok farklı değil. Mardin ve Şanlıurfa'da olan kerpiçten yapılan avlulu evler ile çok benzer konutlara sahipler. Biz de Mardin, Antakya ve Şanlıurfa'nın konut tipolojisine ait yerel malzemelerden biri olan toprağı, bugünün yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynaklarıyla bir araya getirerek özelde Fas, genelde ise Afrika kıtası için yeni, yerel, ekonomik, ekolojik ve sürdürülebilir bir konut projesi önermeyi hedefledik.
 
Ardından yapı malzemesi olarak kullanacağımız toprağın malzeme olarak potansiyelini araştırdık. Kısıtlı bir inşa süremiz (3 hafta) olduğu için 'geleneksel yapım tekniğiyle inşa edebilir miyiz' diye düşünmeye başladık. Bu projeyi öğrenciler olarak bizler inşa edeceğimiz ve toprak yapı deneyimine sahip olmadığımız için bu inşa yönteminden vazgeçtik ancak topraktan vazgeçmedik. Bu sırada Fibrobeton firmasıyla tanıştık. Firma bize Düzce'deki fabrikasında alan ayırdı, burada 4 ay Ar-Ge çalışması yürüttük. Sonucunda da, kısa sürede toprak ev inşa etmemizi sağlayan toprak panellerimizi ürettik. 
 
Geleneksel yapım yöntemine kıyasla, kısa sürede evi inşa etmemizi sağlayacak toprak paneller, bu evin en önemli tasarım kararıyla örtüşüyor. O da 'modülerlik'. Biz bir panelle tek tip proje inşa edeceğiz ancak aynı panelle çok katlı ya da farklı ama tek katlı evler inşa edilebileceğini söyleyebiliriz.
 
ReYard ile sürdürülebilirliğin altını çizdiğimiz noktalardan ilki, doğaya %100 geri dönüşen bir malzeme olan toprağı kullanmamız. Bunun yanında ReYard Evi'nin çok önemli bir yenilikçi yönü de, mikro yosunların kullanıldığı biyolojik atık arıtma sistemleriyle kendi atığını arıtacak ve bu atığını peyzajında kullanılmak üzere gübreye dönüştürecek olması. ReYard Evi'nde bir orman gibi havadan CO2 alıp O2 üretme kabiliyetinde olan yosun havuzuyla atık suyun sulama suyu olarak yeniden kullanımını sağlamayı, projenin karbon ve su ayak izini en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bunların yanı sıra fotovoltaik ve güneş panelleri, havadan suya ısı pompası, doğal havalandırma ve faz değiştiren malzemeler gibi günümüzün en yeni teknolojilerinin kullanımıyla enerji verimliliğinin en yüksek seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.
 
ReYard'da sizi rakiplerinizden farklı kılan bir özellik var mı? 

Rami Rafael (Elektrik Mühendisi, Elektrik Ekibi Üyesi) : Yarışma organizasyonunun 2019 Ocak ayında Fas'ta düzenlediği çalıştaya katıldık. Orada 20 takım da projelerini sundu. Böylece rakiplerimizin projelerini konsept aşamasında görme şansı yakaladık, inovatif çözümlerini takip ettik. En büyük farkımız, Avni'nin de bahsettiği yapı malzemesi olarak seçtiğimiz toprağı, prekast olarak inşa eden tek takım olmamız.
 
Sürecin içinde bir ekip olarak Türkiye'deki sürdürülebilirlik algısını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Seda Kundakçı (Çevre Mühendisi, Alg Ekibi Üyesi) & Ece Kalyoncuoğlu (Çevre Mühendisi, Alg Ekibi Lideri) : Türkiye'de sürdürülebilirlik algısı inanılmaz derecede çeşitlilik gösteriyor. Çatısına solar panel koyarak değerlendiren, balkonunu bahçeye dönüştüren, sitesinin bahçesinde sebze yetiştiren herkes, kendini bu başlık altında değerlendirebiliyor. Açıkcası herkesin gurur duyarak kullandığı bu kavramın doğru koşullarda ve kurallara uyarak uygulandığını düşünmüyoruz.
 
ReYard deneyimi boyunca ekip olarak sizce neler öğrendiniz?

İsmail Çelik (Makine Mühendisi, Mekanik Ekip Lideri) : Ilgın'ın da bahsettiği gibi profesyonel hayatta olması gereken ama olmayan bütünleşik bir tasarım süreci geçirdik. 8 ayrı disiplinden arkadaşımızla aynı masada projeyi tartıştık. Projenin mimarlarının tasarım kaygıları, mühendis ekip olarak bizim de kaygılarımız oldu. Bu süreçte amaç, doğru olanı dikte etmek veya kavga ederek uygulatmak değil, proje için en doğru çözümü beraber bulmaktı. Öyle de oldu. Bunun dışında ileride alanında iyi yerlere geleceğine inandığım arkadaşlarımla ve alanında yetkin profesyonellerle tanışmak, bana bu projenin bana en büyük katkısı diyebilirim.

Solar Decathlon yarışmasını kazanırsanız neler yapmayı planlıyorsunuz?

Ali Uğur Tülüoğlu (Makine Mühendisi, Mekanik Ekip Üyesi) &
Hamdi Ergök (Makine ve Endüstri, Pazarlama Ekip Lideri) :
Solar Decathlon Yarışması, her iki yılda bir gerçekleşiyor. Süreç bittikten sonra yarışmacılar arkalarında devasa bir enerji köyü bırakıyor ve bu enerji köyü inanılmaz sayıda sektörel turist ağırlıyor. Solar Decathlon Africa, Solar Decathlon Europe varken, neden Solar Decathlon Avrasya veya İstanbul olmasın diye düşünüyoruz. Bu yarışmanın Türkiye'de gerçekleşmesini çok istiyoruz. 
 
Buna ek olarak evimizi Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nde de inşa etmek istiyoruz. İlkokul kademesinden başlayarak doktora son sınıf öğrencisine kadar hizmet vererek öğrencilerin kullanımına açılmasını planlıyoruz. Böylece ReYard Evi, toprak malzeme, alg teknolojisi ve akıllı ev sistemleri çalışmalarının yürütüldüğü bir bilim üssü haline gelerek şirketlerin ve öğrencilerin buluşma noktası olacak.



Sayfanın Başına Dön