BAUHAUS100

KONUKLAR   23.10.2019

Sonuna adım adım yaklaştığımız 2019 yılı, Bauhaus'un kuruluşunun 100. yılı olarak Almanya'nın ve dünyanın birçok başka kentinde paralel etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor. Almanya'daki Bauhaus koleksiyonuna ev sahipliği yapan müze, arşiv ve araştırma enstitüsü gibi kurumların bir araya gelerek kurduğu Bauhaus Ortaklığı, Bauhaus100 programı çerçevesinde 2009 yılından bu yana Bauhaus mirasının farklı katmanlarının uluslararası ortaklıklarla ele alınması üzerine çalışıyor. 

Peki, 'dünyayı yeniden düşünmek' mottosuyla yola çıkan program; Bauhaus mirasını nasıl yorumluyor, hangi yeni ortaklıkların kurulmasına öncülük ediyor? Bauhaus'un şimdiye kadar göz ardı edilmiş hangi özelliklerini ve ilişkide bulunduğu ağları ortaya çıkarıyor? Ve Bauhaus eğitim modelinin hangi boyutlarını günümüz koşullarında tartışılabilir kılıyor? 

Birinci Dünya Savaşı ve 1918 Alman Devrimi'nin hemen akabinde Weimar'da Walter Gropius öncülüğünde kurulan sanat ve tasarım okulu Bauhaus, aktif olduğu 14 yıllık (1919-1933) süre zarfında sanat, zanaat, tasarım ve mimarlık arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayarak demokratik bir toplum inşa etme yolunda radikal bir vizyon ortaya koydu. Şüphesiz ki, bu radikal vizyonun en önemli boyutlarından biri, okulun kurulduğu günden itibaren kozmopolit bir karakteri olması. Bu kozmopolit karakter aynı zamanda okul öğrencilerinin ve hocaların Weimar, Dessau ve okulun en son durağı olan Berlin'de, 1930'ların zeitgeist'ı olan aşırı sağ milliyetçi politikaların hedefi haline gelmesine neden oldu. Öte yandan Bauhaus'un kuruluşundan itibaren artarak devam eden bu politik baskı, okulun çatısını kuran en önemli faktörlerden biri haline geldi. Bauhaus'un Nasyonel Sosyalistler tarafından kapatıldığı 1933 yılını takiben okul hocalarının ve öğrencilerin Almanya'dan uzaklaşmak zorunda kalmaları, okulun vizyonunun uluslararası bir coğrafyaya yayılmasına olanak tanıdı. 

Geçtiğimiz Mart ve Haziran ayları arasında HKW'de (Haus der Kulturen der Welt) gerçekleşen 'bauhaus imaginista' sergisi, Bauhaus'u bu küresel bağlamda okumamıza yardımcı oluyor. Bauhaus öğrencileri ve hocalarının hareketliliğini haritalıyor ve diğer avangart hareketlerle ilişkilerini mektuplar, tarihi dökümanlar, filmler ve röportajlar üzerinden eşi az bulunur bir etik hassasiyetle ele alıyor. Bunun yanı sıra, sergi süresince gerçekleştirilen sempozyumlar, Bauhaus eğitim modelinin başka kültürel bağlamlara çevirilebilirliğinin imkansızlığının altını çizerek Hindistan, Nijerya, Brezilya gibi ülkelerdeki kolonyal, dekolonyal ve post-kolonyal bağlamlara ve özgün sosyo-politik koşullara dikkat çekip buralardaki pedagojik deneylerle Bauhaus arasındaki benzerlikleri görünür kılıyor.

Bauhaus öğretim modelinin son derece interaktif bir yaklaşımla ele alan 'original bauhaus' sergisiyse, 20. yüzyıl sanat ve tasarım tarihini derinden etkileyen ve dönüştüren bu okuldaki üretimler ve öğrenme biçimleri üzerinden orijinalliğin çoğulluğu üzerine düşünmeye çağrı yapıyor. Serginin günümüz tasarım ve sanat eğitimine katkısı olabilecek kısmıysa, Bauhaus masterları László Moholy-Nagy, Josef Albers ve Johannes Itten tarafından öğrencilerin düşünme ve hareket etme biçimlerini sorgulamalarına alan açmak üzere kurgulanan Bauhaus temel dersi (vorkurs) egzersizlerine ayrılan bölüm. Bu bölüm, hem temel dersin üzerine çok yazılıp çizilmeyen egzersizlerini Bauhaus öğrencilerinin portfolyoları üzerinden takip etmemizi sağlıyor hem de bu egzersizlerin günümüz sanatçıları tarafından yorumlanmış halini bir kamu programı olarak her pazar Berlinliler'le buluşturuyor. 

Bauhaus100 programının sonuna yaklaştığımız bugünlerde Berlin'de gerçekleştirilen bu iki sergi, Bauhaus'u kuruluş manifestosuna hapseden ve fetişleştiren yaklaşımların aksine, öğrenme biçimlerine, deneylere ve öğrencilere yakın durarak ve bütün bunların gömülü olduğu sosyal ve politik bağlamı ve bu bağlamın karmaşıklığını dikkate alarak Bauhaus tarihine eleştirel bir yorum getirmeyi başarıyor diyebiliriz. Ayrıca, her iki sergi de çoğulcu bir Bauhaus mirasının farklı katmanlarına dikkat çekerek bu mirasın halen ölmediğine dair özgün birer bakış sunuyor.

Bauhaus Ortaklığı (Bauhaus Cooperation Berlin Dessau Weimar) - 2009 yılında Bauhaus-Archiv / Museum für Gestaltung,  Klassik Stiftung Weimar ve Stiftung Bauhaus Dessau arasında kurulan bir organizasyon. 



Sayfanın Başına Dön