5 MÜZE

MİMARİ   31.01.2020

Müze mimarlığının siyasi, kültürel ve ekonomik gelişmelerle doğrudan ilişki içinde olduğu yadsınamaz bir gerçek. Üzerinden dönemsel okumalar yapabileceğimiz bu yapılar, müze mekanına yüklenen anlamın farklılaşmasıyla zamanla evrildi, belirli kırılmalar yaşayarak günümüze kadar geldi. 2000 sonrasıysa bu konuda Türkiye için önemli bir dönemin başlangıcı sayılabilir. 2004 yılında açılan İstanbul Modern, bu anlamda ilk önemli örneklerin başını çekiyor. Ancak bu yazımızda daha çok 2010 sonrası ivme kazanan müze mimarlığına odaklanmak istiyor; sizi Ankara'dan İstanbul'a, Eskişehir'den Bayburt'a uzanan rotada, bu dönemde tamamlanan ve mimarisiyle öne çıkan 5 müzeyi mercek altına alan yazımızı okumaya davet ediyoruz.

Baksı Müzesi, Bayburt
Bayburt'un 45 km dışında, Çoruh Vadisi'ne bakan bir tepenin üzerinde yükselen Baksı Müzesi, adını bulunduğu Bayraktar Köyü'nün eski adından alıyor. Çağdaş sanat ve geleneksel sanatlarına aynı çatı altında iç içe yer veren müze, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan'ın bireysel düşü olarak doğduğu topraklara yaşam birikimini taşıma çabasının bir sonucu aslında. Sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konukeviyle 40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi, 2005 yılında Baksı Kültür Sanat Vakfı'nın ardından 2010 yılında sanatseverlerle buluştu.

Troya Müzesi, Çanakkale
Troya Müzesi, 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açılan ulusal mimari tasarım yarışmasında 1. olan Yalın Mimarlık tarafından tasarlandı. 2013 yılında yapımına başlanan proje, 2018'de tamamlandı. Troya kentinin tarihini konu alan arkeolojik müze; koruma ve restorasyon laboratuvarları, depo alanı, geçici ve sürekli sergi mekanları, aktivite alanları, kafe, restoran ve satış mekanlarını içeriyor. Korten çelik malzemeden elde edilen görünümüyle, antik kentin yanındaki arazisinde 'kazı alanından çıkarılmış bir eser' hissi yaratmayı amaçlıyor.

Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi ve Müzesi, Ankara
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde bulunan Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi ve Müzesi, Erkal Mimarlık tarafından 2018 yılında tasarlandı. Uluslararası bilim insanlarına araştırma olanakları sunarken biyoçeşitlilik üzerine örneklerin de sergileneceği hacimlere ev sahipliği yapan yapı, mimari kurgu açısından doğanın form arama tekniklerinden ilham alıyor.

Arter, İstanbul
Vehbi Koç Vakfı'na bağlı bir kurum olarak 2010 yılında açılan Arter, vakfın 50. kuruluş yıl dönümünü kutladığı 2019 yılında Dolapdere'de Grimshaw Architects tarafından tasarlanan yeni binasına taşındı. Sanatı keşfetmek, sanattan keyif almak, sanatla yakın ilişki kurabilmek üzere açıklık ve akışkanlık kavramlarından yola çıkan proje, bu öncelikleriyle çok yönlü bir mekan tanımı yaparken dışa dönük bir yaklaşımla, çevresiyle bağ kuran sanatsal ve sosyal bir buluşma noktası olarak karşımıza çıkıyor.

OMM, Eskişehir
Kengo Kuma and Associates imzalı Odunpazarı Modern Müze - OMM 2019 yılında açıldı. Odunpazarı sivil mimarisi ve geleneksel Japon mimarisindeki öğelerden aldığı referanslarla tasarlanan 4.500 m²lik çağdaş sanat alanında; farklı büyüklüklerdeki sergileme alanlarının yanı sıra kafe, müze dükkanı ve atölye alanları bulunuyor.



Sayfanın Başına Dön