KAVRAMLAR...ANLAMLAR...
KAVRAMLAR...ANLAMLAR...

KAVRAMLAR...ANLAMLAR...

MİMARİ   18.06.2020

Pek çok kavram sözlük tanımları dışında, döneme, kültüre ve içinde bulunulan koşullara göre zaman içinde, insanların kullanımları bağlamında anlam değiştiriyor veya yeni anlamlar kazanıyor. Bu kavramların var olan, değişen, dönüşen anlamlarını, yeni kullanımlarını, çeşitli yorumlarla birlikte genişleyen veya daralan kapsamlarını incelemek, bunlar üzerine düşünmek, iyi bir zihinsel faaliyet olarak düşünülebilir.

Levent Şentürk’ün 2013 yılında 6:45 yayınlarından çıkan “MİMARLIĞIN BİYO-POLİTİKA SÖZLÜĞÜ [arch-bio-politics]” adlı kitabı, bahçıvanlıktan ekmeğe, fizyolojiden güvenliğe, makineden orman yangınına, pazaryerinden sirkülasyona kadar pek çok kavrama dair anlatım içeriyor. Kitapta yer alan “Biyo-Politika” kelimesinde Şentürk şu anlatıma yer veriyor; “Kavramı ilk kez Michel Foucault, Cinselliğin Tarihi’nin ilk cildinde kullanmıştır... ... İnsan bedeniyle ilgili her şey biyo-politik hale getirilmiştir... ... Archi-biyo-politika ile kastedilen, insana ulaşan şeylerin çokluğu ve karmaşıklığı karşısında mimarlığın durumudur; bunun anlaşılmaya çalışılmasıdır. Mimarlığın kendine özgü biyo-politik pratiklerinin yanı sıra, mimarlığın  biyo-politik bakımdan nasıl araçsallaştırıldığı temel bir meseledir.

“MİMARLIĞIN BİYO-POLİTİKA SÖZLÜĞÜ [arch-bio-politics]” kitabında yer alan kavramlar arasından seçtiklerimize, sözlük karşılıkları ile bir arada bakıp, üzerine düşünmek istedik. Özellikle de son dönemde, koşulların da etkisiyle daha sık kullandıklarımızı seçtik.

ÇİMEN: Amerikan orta sınıfının eşitlik arayışının  simgesi, banliyönün biyo-hijyeninin teminatı. Arzu Arda Koşar, yaşadığı şehirde çektiği bir dizi çimenle kaplı ön bahçe fotoğrafında, çitlerin kaldırılmış olmasına rağmen bahçelerin birbirinden görünmez sınırlarla ayrılmaya devam ettiğini etkileyici bir biçimde göstermiştir. Çimleri traşlamak, bedeni traşlamak kadar temel bir temizlik sorunu gibi görülür. Bu fotoğraflar alt alta konduğunda devasa, bitimsiz bir çizgi çıkar ortaya: Archi-biyo-politika bir muhafazakârlık hattı olarak bütün gücüyle varlığını sürdüren disipliner sınır.

Güncel Türkçe Sözlük (Türk Dil Kurumu)

Kendiliğinden yetişmiş çim

 

GERİ DÖNÜŞÜM: Yeni bir biriktirme kültürü. Kentte hem haneyi tüketim açısından daha hijyenik hale getiren, hem de kentin atıklarının, çöplerinin ve lağımlarının denetiminde bir aşamayı temsil eden ayrışma ve yeniden kullanma, nüfusun bedenen ürettiği yan ürünler üzerindeki işlemler dizisi olarak ele alındığında, çöpün kazanılmasından ziyade, bedenin denetlenmesidir. 

Jan Svankmajer sineması, bedenin düzene malzeme olmasını, bedenin ele geçirilişini sorun edinir. Özellikle de yemek serisinin kahvaltı bölümü geri dönüşümün erken bir kara mizahi anlatımı gibidir. Geri dönüşümün üst dönüşüme evrilmesini konu alan işleriyle son zamanlarda gündeme gelen sanatçılardan biri Gülnur Özdağlar’dır. Onun Tertium Non Data kapsamındaki pet üretimleri geri dönüşümün geleceğine ışık tutar.

Güncel Türkçe Sözlük (Türk Dil Kurumu)

Atıkların yeniden değerlendirilmesi durumu

 

HİJYEN: Hijyen içerinin ve dışarının mutlak ve biricik, biyo-politik mekânsal koşuludur. Yurtta hijyen, dünyada hijyen, demek daha yerinde olabilirdi, kastedilen budur. “Sulh olmak”, yani savaşmıyor olmak, sivil hayatın biyo-politik bağlamını oluşturuyor çünkü. Ülkede hijyen sağlanırsa dünyaya benzer bir hijyen dayatılabilir. Her yere uyarlanır: Evde hijyen varsa ülkede de vardır. Özel alan hijyenik değilse, kamusal da değildir. Ev temizse [kadınlara yeterince temizletiliyorsa], kentler de temiz, güvenlidir; keza ülke de öyledir.

Geleneksel kent dokusunun sağlıksız bir ortam oluşturduğuna dair modernist mimarlık söylemleri arasında Le Corbusier’inkiler tanıdık gelir. Kuşkusuz yapıların geometrisinde ve kent planlarında hep sade, temiz, monolitik, hatta [Parthenon’un mermerleri kadar] bembeyaz olmak vurgulanır; bunlar geçen yüzyılda beyazlığa yüklenen hijyen, saflık ve öjenik anlamlarda bağımsız değildir. Bugünün kentlerinde ise muhafazakâr püritanizm tam tersini meşru saymaktadır. Aynı biyo-politik-mimari kentsel hijyen söylemleriyle bu kez de modernizm ve ondan geriye kalan mimarlık mirası hedef alınır. Gelenekselci bir kent dekoru, cumbalı ve ahşap pencereli Türk evi, biyo-hijyenik bir ekipman olarak kentlerin her yanında pıtrak gibi biter. Gentrifikasyonun ayrımcı, ırkçı, cinsiyetçi ve hiyerarşik tavrının muhafazakâr hijyen tanımlarıyla kol kola yürüyüşü izlenmeye değerdir. 

Güncel Türkçe Sözlük (Türk Dil Kurumu)

1. Sağlık bilgisi.

2. Sağlık koruma, hıfzıssıhha.

3. Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü

 

KÜRESEL ISINMA: Varlığını da sonuçlarını da kimsenin inkar edemeyeceği bir ‘olağanüstü hal’in içimdeyiz. Küresel ölçekte aciliyet söylemi, konuyu sanki iki taraf varmış gibi sunmayı sağlıyor. Bu söylemin merkezinde hemen somut yasakların hedefi olabilecek birey var; konunun aciliyetinin farkında olan veya henüz olmayan kurumlar arkadan geliyor. Küresel ısınmanın belirtileri hissedilir olduğundan, ‘yaşam’ burada yerel bir biyo-politik anahtar görevi görüyor. Doğayı tahrip eden birey şimdi yeni bir küresel ahlakla terbiye edilebilecektir. Bilinçli bireyler, görev bilinciyle ampüllerini değiştirir, sudaki ayak izlerini küçültmeye çalışır. Devletler ‘önlemler alır’, şirketler kendilerini hızla ‘yeşil konsept’e uyarlayarak  biyo-politik oyunun öteki tarafında yerini alır. Çelişki krizi görünür kılar: Devletler nüfuslarının geleceği için küreyi ısıtmaktan vazgeçemez. Küresel ısınma karşıtlığının söylemi devletle aynıdır: Nüfusların geleceğini kurtarmak. Ortak konusu yaşam olan taraflar çarpışır görünür. 

Güncel Türkçe Sözlük (Türk Dil Kurumu)

Atmosferde karbondioksit ve ısıyı tutan diğer gazların düzeyinin yükselmesi.

 

 

#mimari #biyo-politika #sözlük #levent şentürk


Sayfanın Başına Dön